Yazı Yazarken

. 18 Şubat 2009 Çarşamba
Comments


s: yazı yazarken kullandığın dil ve genel tema çok önemli diyorlar. genel bir çizgide ve anlaşılabilir yalın olması gerekiyor.

e: ya varya! ne yalınlığı, ne özeni. Zaten milleti derdi başından aşkın, bi' de senin bu içi geçmiş laflarını mı dinleyecekler alaaşkına.

s: hayır efendim. ben diyorum ki, böyle şeylere dikkat etmek, özenli olmak lazım.

e: hayır kardeşim önemli olan özenli olmak değil, doğal olmak. içinden geldiği gibi olup bunu da karşıdakine yansıtabilmek.

s: Bilmukabele evet haklısın da yine de özenli olmak, düzen içinde olmak her zaman faydalıdır. dikkati dağıtmaz, okuyanı yormaz vs.

e: bak işte burda b.ka bastın. Yine diyorum, okuyan adamın derdi senin dertlerine ortak olmak değil, güzel vakit geçirmek. Tabii sen şimdi burda güzel'i komik olarak almıycan. duygulandırmak da güzeldir, koltuktan düşürene kadar güldürmek de.

s: Evet yine haklısın ama anlatamıyorum. bunları yaparken belli bir düzen içinde olmak iyi değilmi, doğru kelimerle, düşünerek yazmak...

e: lan malmısın. Ben ne diyorum doğal ol! doğru kelimeyi bulacam diye seksen üç dakka düşüneceğine, içinden geldiği gibi yaz. o zaten okuyana da yansır. Bilmukabeleymiş! ne o şimdi. Okuyana şekil mi yapıyon ben biliyorum diye. Böylemi okutacan kendini, g.tün mü kalkıyo yani bunlarla.

s: yaa ne alakası var. benimki sadece fikir. Senin amacın da okunmak değil mi!

e: tamam bırak b.k atmayı da. Yazıyı nasıl bağlıycaz onu söyle çok düşünüyosun ya.

s: ne halin varsa gör.

Doğu Firmasıyla Seyahat

. 16 Şubat 2009 Pazartesi
Comments

Dün müdürle şehirlerarası yoldaydık. Zaman sıkıntımız olduğundan mecburen her zamanki firmayı bırakıp, yarım saat sonra kalkacak bir doğu otobüsünden bilet aldık.

s: bak müdür, bu araba doğu firması şimdi birsürü anlayışsız adamla aynı otobüste anlayışız muavinle anlaşmaya çalışarak, boşu boşuna kendini sinir edeceksin. Unutma bi' keresinde 5 saat kürtçe ibo show izlemek zorunda kalmıştık. Bi' saat bekle adam akıllı bi' firmayla git.

e: Müdür noolcak ya allasen, hem unutma önceden de bi' iki tane böle önyargılı yaklaşıp, ortamı sıvadığın zamanlar olmuştu hatırlatırım.

s: İstemeden bindik ama Müdür otobüs de güzelmiş. Tabii doğudan geliyoya, uzun yol rahat olması şart. O kadar yol kötü otobüsle çekilmez. Adamlar da haklı. Yalnız hiç bekledğim gibi çıkmadı. Sadece müziğin sesi fazla açık. 3 saattir ismini bilmediğim adamları dinliyorum.

e: Ya uyuz oluyorum biliyo musun! senin bu düşünceli tavırlarına. kimse rahatsız olmasın, sırtım kaşınmasın falan. Adamlar açmışlar sevdikleri müziği eğlenerek gidiyolar. Hem unutma kimse rahatsız olmasın diye filmin sesini açmayan diğer firmalar yüzünden görüntüden anlamaya çalışıyoduk. Bak adam ne güzel son ses açtı filmi.

s: ya iyi de izlemek isteyen var istemeyen var.

e: yemişim gaspını da, istismarını da. Film güzel mi? güzel. Duyuluyor mu? Duyuluyor. Ne bu anlayışlı edi tavırların zevk almaya baksana.

s: iyi de kitap okuycaktık, nasıl olcak o iş bu seste?

e: lan okumayıver alla alla. Her b.ku da dert etmesen olmaz. Okuduğu da kitap olsa! Büyük İskender! Gaymış olum adam.

s: bi' kere o öyle değil. O zamanlar da bu tür ilişkiler normalmiş. Hem hatırlasana Bi' kral'ın oğluna vasiyeti vardı. "Kışları erkeklerle yat sıcak tutar, yazları kızlarla" öle bi' şeydi işte tam hatırlayamadım.

e: tamam tamam her yerde mantıklı olcanya illaa. Neyse okuyamıycan sonuçta, güzel film var işte otur izle.

Otobüs her şehirde dursa da, fazla sesli bi yolculuk olsa da, güzeldi.

Beşiktaş Maçına Giderken

.
Comments

Müdürle bugün beşiktaş-trabzon maçını arkadaşlara izlemeye gidiyoruz. (koyu beşiktaşlı) Otobüse bindik. Otobüste de, bi tane yer var ama yer türbanlı kızımızın yanında, kızın da bize bi' bakışı var, s. gidin başımdan, zaten babam evden çıktığımı öğrenirse öldürecek beni, bi' de senin zihinsel tacizlerinle uğraşamam diyor. Cidden bakışlarıyla bunların hepsini diyebildi lan kız helal olsun dedim. Bi' de baktım müdür yine düşünmeye falan çalışıyo' dedim

-lan ne o öyle sapık mısın? Görmüyo' musun! Rahatsız oluyo kız.
+Yok lan işte olmadığımı göstermem için oturmam gerekiyo! şimdi oturmassam bak işte bu aslında sapık, o yüzden rahat deil, rahat olsa gelir otururdu der.
-Müdür sen Mal mısın! Görmüyo musun! Potansiyel Sapığız olm biz. Kız alnına sakın yaklaşmayın yazmış. şimdi oturcan da noolcak, ondan sonra bi' saat aman kolum değmesin, aman elim kaymasın, diye götünün bi' lobu dışarıda diken üstünde gidecen. S. et oturma sen oraya. Boş otobüste ayakta git ama bunun yanında oturma.
+Tamam lan tamam oturmuyorum. O da kafasına kına yaksın.
-Hah şöle adam ol. Bak ne rahat şu cam da buğulanmış onu da sildin mi tamamdır.
+O değil de kız aslında güzeldi lan. Böle marur bi' çekiciliği vardı.
-offf off, yok müdür çekicilik filan! Seni bu aralar kafan karışık, hem o zaten sana yüz vermez. Bi kere sen onunla konuşamazsın ki, döver walla.
+Doğrusun lan, konuşulmaz onunla neyse geçelim şöyle arkaya doğru, bu kulaklık kablosuda, iki dakka dolaşmasa olmaz a.q. hayır daha iki dakka önce cebime attım, nasıl beceriyorum sabit cep içinde iki dakka da bu kadar dolaştırmayı anlamıyorumki! Sanki cep cep değil, harç makinası, Paso karıştırıyo bi' şeyleri içinde.

Yolda ilerlerken bu kızın yanına bir erkek oturur, kız bir süre sonra boş bir koltuk bulunca oradan kalkıp, boş yere geçer. Erkek orda p.ç gibi kalır. Öyle olmasa bile kendini tecavüzcü gibi hisseder.

Yabancı Müzik İyidir

. 15 Şubat 2009 Pazar
Comments


Müdür 6-7 yıldır yabancı müzikler dinliyor, hayır anladığından da değil, tamamen benim yönlendirmem. Bu liseye başlarken bende mit oluştu yabancı müzik dinlemek klastır, kızların gözünde yükselir falan. Tabii ben hemen kaptım bunu kaydettim bi' yerlerime. Müdür ne zaman şarkı dinleyecek olsa ben hemen dedim ki: "Bak müdür ne lan o öyle arabesk fantazi falan kıro musun sen? "

Müdür'ü seviyorum lan ben, bu sözümden de genelde olduğu gibi çıkmadı. Yıllardır anlamadığı bi' müziği kulağa hoş geliyor falan yalanlarıyla geçirdi. Hâlâ da geçiriyor. Şikayetim se bu aralar tekrar türke şarkılar falan dinlemeye kıro olmaya başladı. Düşünen midir nedir! Bazı şeyleri sorguluyo falan ama yine elimden geleni yapıyorum. Ben de türkçe dinleyecekse Rock, Sagopa vs. dinletiyorum, O zaman kaliteli insan oluyormuş bizim müdür. Benimkisi sırf müdürü sevdiğimden valla, şimdi gidip fantezi müzik falan dinlerse alim allah bütün cümle alem dalga neyim geçer. Al başına belayı.

Hâlâ pesimist Sagopa Kajmer şarkılarının Arabesk müzikten, Anadolu Rock şarkılarının Neşet Ertaş türkülerinden bir farkı olmadığını anlamadı allahtan. Yakında anlarsa artık o zaman bulacağız bi' şeyler. Zaten o zamana kadar millette kalite budur diye bi' mit oluşacaktır.

Sevgililer Günü

. 14 Şubat 2009 Cumartesi
Comments


Bizim müdür bugün gözlük almadan önce gözleri tekrar muayene ettirmek için hastahaneye gitti. Tanıdık gözlükçü arkadaşı da gözlüğü akşama hazır edebileceğini söyleyince, bizimkisi bi' sevindi bi' sevindi ama çaktırmadı. Şehrin bi' ucundaki bu optikte çalışan arkadaş ta, iş çıkışı hazır ederim seninle şehirde buluşalım deyince bizimkisi öğlenden akşama kadar onu beklemek için şehir merkezinde takılmak zorunda kaldı.

Hadi dedik madem merkezdeyiz, akşama da çok var, sinemaya gidelim. Allaaaaah o ne lan öyle. her yer sevgili kaynıyor. İlk önce sinemanın birisine girdi ama çok kalabalık bu sevgili ortamından hemen rahatsız oldu bizimki. Çıktı ordan ne yapsam diye düşünürken köşede kalmış bi' sinema gördü. Bu tenha sinemaya hemen dalıp, gidip en siyasisinden bi' de film seçti ki, ortalıkta sevgili falan olmasın. Tabii bunu ben istedim. O da yaptı. :D:D. Rahatsız oluyorum abi öyle fazla sevgili ortamlardan, ne lan öyle o ortamlar, yürürken mi, yoksa koşarken mi daha çok sevgiliye rastladık hala da merak ediyorum.

Sinemada seansı bekleyene kadar bi' yemek yiyelim dedik, ben buna dedimki bak Müdür sen bilirsin ama segililerin arasında sen rahat olamazsın, gel şöyle uygun, Sevgilisiz bi' yer bulalım. Başladık müdürle dolaşmaya ama her yer kaynıyor, en sonunda bi' kebapçıya daldık. Lan kebapıda bile bir sürü sevgili vardı. Lan sevgililer gününde kız arkadaş kebapçıya muı götürülür. Bilgilerim değişiyodu nerdeyse, allahtan onalra kıro damgası verdim de, gerek kalmadı.

Bizimki sinemada da bi' kız gördü ama; kızı bir gör! kızı bir gör! hayallerinin kadını, baktık öyle sevgilisi falan da yok, hem de bugünde! hem de sinemada. Müdüre film boyunca saldırdım, hadi lan işte yanaş, ne olcak falan dedim ama dinletemedim. Filmi izleyemedi benim yüzümden. Öyle mal mal baktı arkasından. Filmden sonra da çıkıp gitti.

Filmden çıkınca telefona bi' baktı, 4 cevapsız çağrı. Hayırdır dedim ben de hemen, hepsi bu gözlük aldığı arkadaşından. Hemen bi' heyecanlanıp aradı. Meğersem sipariş edilen cam yanlış gelmiş, bekleme diye arıyormuş. Gerçi ben ona filme girerken de o kadar dedim, kapatma şu telefonun sesini bak bi' arayan olur, salla diğer gelenleri, rahatsız olacak ne var dediydim ama dinletemediydim. Gördü işte gününü, kaç saat boşu boşuna takıldı merkezde. Gerçi bizimki bakmamış gibi yapsada bir sürü karıya kıza baktık güzel oldu.